İlk Aşkım

İlk Aşkım 3.5 264

İlk Aşkım Google Konumu

tumblr_mublpu0WVd1svvrnko1_400

İlk aşkımızı  nerede ne zaman gördüğümüzü hiç unutmayız. Ne giydiğine kadar herşeyi hatırlarız. İlk görüşte gözlerin çarpışması gibidir bu. Bir o kadarda sonu belli olmayan onsuzluk kadar karanlık bir yol. Ama benim ki hepsinden farklıydı. Ben onu 1. sınıftan beri tanıyordum. Bir ara okul değiştirmişti hatırlamıyorum. Fakat altıncı sınıfta geri dönmüştü, döndüğünde pek birşey olmamıştı ama herşey 7. sınıfta başlamıştı. Önümde oturuyordu üstünde forma vardı, gömleği pantalonundan çıkmış defterine dalgın dalgın birşeyler çiziyordu.Saçları dağınık ve kısaydı. Benimle çok ilgileniyordu. Ve ben böyle birşeyle ilk defa karşılaşıyordum. Çok şaşırmıştım gün geçtikçe okula gitme sebebim oldu. Hala ona bağlandığımı kabul edemiyordum. Oda benden hoşlanıyor gibiydi, bilmiyorum. Bilirsiniz hiçbir zaman sevip sevmediğini anlayamazsınız. Birgün gerçekten onu sevdiğimi kabullendim. Ama kimseye söylemeye hazır değildim. Bir tek günlüğüm biliyordu. Birgün arkadaşım yanıma gelip, Emre ( isim değiştirildi ) bu sınıfta birini hoş buluyormuş dedi. Bende kim diye güldüm kalbim hızlı hızlı atarken. Birkaç tahminde bulundum, kendimi hiç söylemedim ama benmişim. İçim kıpır kıpır oldu. En kötüsüde yakın arkadaşımın ondan hoşlanmasıydı ve Emre seneye gidecekti. Yine okul değiştirecekti. Her günüm hüzüntü ile geçiyordu. İlk kez aşık olmuştum, oda bu kadar talihsiz miydi? Ona sosyal ağlardan birkaç kez yazmıştım, birkaç bahane ile. Her yazdığımda bilgisayar başından kalkıp odamda bi o yana bi bu yana koşuyordum, düşünün nasıl heyecanlıydım. Ödevini bile yapmıştım! Hoca sorduğunda birlikte yaptık dicektik. Mutluydum. Her sabah ilk derse geç kalıyordu. Her zaman geldiğinde ilk kafasını uzatırdı kapıdan içeri ve buz gibi bir havada içimi ısıtırdı. Bunu yapabilen tek insandı. Fakat birkaç önemsiz derste arka sıralara geçmesine çok üzülüyordum. Bir gün gerçekten birşey oldu. 4 Mayıs 2011 o gün montumu askılıklardan alıyordum ve önüme gelen ilk mont yere düşmüştü bende aldırış etmeden üstünden geçmiştim yanlışlıkla. Nereden bilebilirdim bir mont düşürmenin bu kadar şey doğuracağını? İnsan sevdiğinin montunu nasıl tanımazdı? İyi ki tanımamışım. Arkamdan ‘’Hey montumu ezdin’’ diye bağırmıştı. Bende ‘’o seninki miydi’’ diye gülmeye başladım. Derken eve beraber yürüdük. Gerçekten bilmiyordum dedim. Bana o gün içerisinde dediği son şey ‘’Hadi hadi kıvırma’’ olmuştu hiç unutmam. Eve geldiğimde duvarımda ‘’Pislik!’’ diye bir yazı paylaşmıştı. Bende özelden özür dilemiştim, onu öpersem kabul edeceğini söylemişti. Bende çok istememe rağmen reddetmiştim. Yine de Kabul etti güya beni sınıyormuş öyle demişti. Derken konu onun gidişine açılmıştı. Dolaylı yoldan onu sevdiğimi söylemiştim, oda anlamıştı ve o gün çıkmaya başladığımız gündü ama felaketle sonuçlandı. 1 gün sonra herkes öğrendi. 1 arkadaşım hariç diğer 5 kişi bana küsmüştü. Bir şekilde barışmıştım birkaç güne. Emre ile ilk haftamı tamamlamıştım. Ve ilk öpücüğümü de 10 Mayıs 2011 de almıştım. Çok heyecanlıydım. 2 kere öpmüştü onu o kadar çok seviyordum ki. Ama buluşmak istemiyordum, utandığım içn ayrıldım. SALAKLIKTI. Çok ağladım. Sonraki gün okula o kadar çökmüş bir biçimde gitmiştim ki şans bu ya arkadasını dönüp naber demişti. Başım zonkluyordu hoca bunu farkedip sınıftan  çıkmama izin vermişti.  Birkaç gün sonra çıkışta tekrar birlikte olamaz mıyız diye sormuştu. Yüzünden tatlılık akıyordu. Reddetmiştim. Arkadaşımın dediğine göre gözleri dolmuştu ben gittikten sonra. PİŞMANDIM. Sonraki günler yine beraber olduk ama asla ilki gibi olmadı, olamadı. Hep bir soğukluk vardı. Hiç yazmıyordu, yazmamak, konuşmamak için hep bir bahanesi vardı. Sınıfta, gidecek diye ağladığımı dahi hatırlıyorum. Bir gün ilişkisini yok yaptı. Duvarını kapadı. 5 gün konuşamadık. Okul tatil olmuştu. Anladım ki ayrılık yakındı. Gecelere kadar uykusuz kalıp çevrimiçi olmasını bekliyordum. Ve olmuştu. Ayrılacağını anlamıştım çok belliydi. İnsan hiç çok üzüldüğü için yataklara düşüp çok hasta olabilir miydi? Ben olmuştum. Başım zonkluyordu, düşünemiyordum. Burnum tıkalı ve ağrıyordu, nefes alamıyordum. Gözlerimi açınca açıyordu, kapatmak zorundaydım. Kollarım, bedenim, benim değilmiş gibiydi, hareket edecek gücüm kalmamıştı. Kalbimin sağlam kaldığını söylemek isterdim ama oda kırıktı. Sahip olduğum tek şey geride bıraktığı anılardı. Ertesi gün ayrıldı. Dürüst olmak gerekirse ağlamadım diyemicem. Çok ağladım. Kendimi öldürmeyi dahi düşündüm. Hangimiz düşünmedik ki? Ama iyi ki evde yalnız değilmişim. Doğum günümden 4-5 gün kadar öncesiydi. Doğum günü hediyesi anlayışı birazcık farklı galiba. Zaten doğum günüme de gelememişti. Onu heryerden engellemiştim. Yerime başkasını bulunca beni bırakmıştı, oldukça sapıktı. Şuan düşündüğümde bile hala sevip sevmediğini anlayamıyorum. Ama hissediyorum ki ilkinde seviyordu ikincisi ise intikamdı bana göre. Şuan lise 2’deyim, o ise Almanya’da. Konuşmuyoruz. Aylar öncesinde 1-2 kelime etmiştik telefondan. Kimseyi bu kadar çok sevmeyeceğim diye söz vermiştim kendime ama tutamadım. Ne zaman çok sevsem, sevdiğim kişi beni değil bir başkası çok seviyordu. Sanırım sevdiğin kadar sevilirsin sözü burada devreye giriyor. Onunla olduğum zamanlar çok üzüldüm ama bana deneyim kazandırdı. Çok şey öğretti. Mesela bir ilişkide asla 2. sefere getirmeyin. 1’de yapılan hatalar affedilmez olsada 2. Seferde o hataları bile özlüyor olacaksınız. O hatalar ilişkinin tuzudur. İlişkinizdeki tuzu kaybetmeyin. O benim ilk aşkımdı asla unutmayacağım.

Yazar: Haribo

www.bilgisever.net

11 Ekim 2013
Okunma 264

Haribo
http://www.bilgisever.net
17
İlk Aşkım için 1 Yorum Yapılmış.

  1. Ebru dedi ki:

    ilker unutulmuyor tabi 🙂
    ne günlerdi be

Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.



Friendfeed
Delicious